Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[17:31] Kasım ayı İlçe Müftüleri toplantısı Gölyaka’da yapıldı! -- [15:44] Balıkçılar bol hamsiyle döndüler! -- [15:35] Diyabet için farkındalık oluşturdular! -- [15:27] Amaç hava kirililiğini önlemek! -- [14:50] 'Melez Görmek' sanatseverlerle buluştu! -- [13:54] Narkotik Eğitim Tırı Hizmete Sunuluyor! -- [12:27] PERSONEL BULUŞMALARI DEVAM EDİYOR! -- [12:15] Başkan Ay restorasyon çalışmalarını inceledi! -- [09:46] Aramızdan Ayrılanlar -- [17:47] Gölyaka'da sıcak asfaltlama çalışmaları! --
Siyaset
“BU SEÇİM, AK PARTİNİN İKTİDARDAN İNDİRİLMESİYLE NETİCELENECEK”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Düzce Milletvekili Aday Adayı Zafer Teber, “Bence bu seçim AK Partinin iktidardan indirilmesiyle neticelenecek. Eğer gerekli dönüşümleri vaktinde yapabilseydi yani ülkeyi sanayileştirebilseydi, katma değeri yüksek endüstrileri kurabilseydi o zaman varlığını devam ettirme şansı vardı” dedi.

“BU SEÇİM, AK PARTİNİN  İKTİDARDAN İNDİRİLMESİYLE NETİCELENECEK”

16.5.2018
154 kez okundu.

CHP Düzce Milletvekili Aday Adayı Zafer Teber, aday adaylık süreci ve 24 Hazirana giden Türkiye ve Düzce’yi değerlendirdi.

 

Teber, açıklamalarına 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden bugüne gelen süreci değerlendirerek başlarken, “7 Haziran bana göre normal ve demokratik anlamda da sonuçları itibariyle en rahat seçimlerden bir tanesiydi. Ama 1 Kasım’a gelirken biliyorsunuz önce Suruç patlaması, iki polisimizin şehit edilmesi akabinde de Ankara Gar patlaması meydana geldi. Bununla birlikte muazzam bir korku salındı ortalığa.

 

Aslında 7 Haziran seçimleriyle AK Parti hükümeti mecliste çoğunluğunu kaybetmişti. Uzun hükümet görüşmeleri sürdü. Kalan sürede CHP’ye hükümet kurma yetkisi verilmesi gerekirken o yeki verilmedi. Akabinde Devlet Bahçeli erken seçim istedi. Yüzde 41’e düşmüş olan AK Parti yüzde 49,5’la çoğunluğunu sağladı. Sağladı ama aradan geçen sürede Türkiye yeniden erken seçime gidiyor. AK Partinin mecliste sayı problemi yok. Cumhurbaşkanı süresi de dolmadı. Neden gidiyor? En kritik soru bu. Türkiye’nin rahatlatılması lazım. Ben bir önceki seçim öncesi Türkiye’nin kötü yönetildiğinden ötürü aday olduğumu söylemiştim. Şimdi Türkiye yönetilemiyor. Bunun için seçim erkene alınıyor” dedi.

 

“AK PARTİ MİSYONUNU TAMAMLADI”

 

Cumhurbaşkanının ‘deprem geliyor’ diyerek ekonomik depreme işaret ettiğini anımsatan Teber, şöyle konuştu:

 

“Beton ekonomisinin sonuna gelindi. Borç alıp toprağa gömerek bir yere varamazsınız. Tıpkı ANAP döneminde olduğu gibi. Onun döneminde ekonomik alt yapısı ortadan kalktı. Neden Adalet Partisi yaşamıyor? Çünkü misyonunu tamamladı. AK Parti’de misyonunu tamamladı. Bence bu seçim AK Partinin iktidardan indirilmesiyle neticelenecek. Bunu fal baktırdığım için söylemiyorum. Eğer gerekli dönüşümleri vaktinde yapabilseydi yani ülkeyi sanayileştirebilseydi, katma değeri yüksek endüstrileri kurabilseydi o zaman varlığını devam ettirme şansı vardı.

 

Borç alındı inşaata ve AVM’lere yatırıldı. Şu anda 460 milyar dolar borcumuz var, 400 AVM’miz var. dolayısıyla beton ekonomisinden dönüş zamanında yapılamadığı için 10 yıldır kişi başına düşen gelirimiz aynı.  10 bin dolar civarlarında. Bunun sebebi şu; aynı ürünleri üreterek Batı’yı yakalayamazsınız. Mesafeyi korursunuz. Ürünlerinizi çeşitlendirmeniz, katma değeri yüksek hale getirmeniz lazım.”

 

“NERDE DYP NERDE ANAP, NERDE HAS PARTİ?”

Erken seçime gidilmesindeki amacın ne olduğu ile ilgili de varsayımlarını dile getiren Teber, “Tahmin ediyorum, bu konuda danışmanları daha uzun süreli bir perspektif sundular. Bu da 1,5 seneye sığmayacak bir perspektif. Şu bir gerçek ki kim gelirse gelsin elinde enkaz var ve yapısal dönüşüm şart. Ekonomik tarafı bu.  Siyasi sebebi ise İYİ Parti’yi seçime sokmamak için. Demokratız filan diyorlar ama maksat İYİ Parti’yi seçime sokmamak. AK Parti’nin bir misyonu var. Kendine benzer tabanlardaki tüm partileri yuttu. Nerde DYP nerde ANAP, nerde HAS Parti. Kendisini güçlendirmeye çalışırken aynı zamanda kendisine alternatif olabilecekleri de yok ediyor. Böyle bir siyaset tarzı var.

 

“VATANDAŞ OLARAK NEDEN GÖREVDEN ALINDIKLARINI BİLMEK İSTİYORUZ”

 

Düzce’nin çok kötü yönetildiğini belirterek konuşmasını sürdüren Zafer Teber, şunları söyledi:

 

“Bakın görevden alınan ilk belediye başkanı bizimkisi. Nedenini bilmiyoruz. Benim gördüğüm şu; çok fazla spekülasyon oluyordu, her taraftan bir takım kötü kokular geliyordu en son kendileri de rahatsız oldular. Biz Düzcelilerin demokratik haklarını savunması gerekenleriz. Ona oy veren bir sürü insan var. Ama hayret edilecek nokta şurası ki bu işin yanlış olduğu ile ilgili yine bizim sesimiz çıkıyor. Kimsenin ‘nasıl görevden alırsınız’ diye gıkı çıkmadı. Halkın bu belediye başkanlarının neden görevden alındığını bilmeye hakkı var. Çıkın ‘biz bu bu sebeplerden ötürü görevden aldık’ diyin. İnsanları neden töhmet altında bırakıyorsunuz. Biz vatandaş olarak neden görevden alındıklarını bilmek istiyoruz. Problemlerden bir tanesi bu.

 

Düzce’nin 3 yılda çehresi değişti. Düzce için taş taş üstüne koyanalra çok teşekkür ediyorum. Doğru iş yapanlara da teşekkür ediyorum ama bir sürü de yanlış iş var. köy yolları tarla gibiydi, bir otogarımız yoktu. Hastane sürüncemede bitmemişti. Okullar, yurt problemi ve bir sürü sorun. Şimdi yol problemleri hallolmaya çalışılıyor.”

 

“DÜZCE’YE BAKANLIK VERİLMESİNİN SEBEBİ

CHP’NİN OYLARINI BURADA MUAZZAM ŞEKİLDE YÜKSELTMESİDİR”

 

“Faruk beyi takdir ediyorum. Kendisiyle hususi münasebetimde var. Faruk Bey, Düzce için büyük bir şanstı. Ama şimdi seçime gidiyoruz ve ne olacağını bilmiyoruz” diyerek açıklamalarını sürdüren Teber, “16 yıllık AK Parti iktidarında Yaşar Yakış çok kısa dönemde olsa Dışişleri Bakanıydı onun haricinde Düzce’ye bakanlık verilmedi. Neden 1 Kasım’dan sonra verildi? Bakın AK Parti’de çalışma metodu olarak, Sakarya, Düzce, Bolu, Zonguldak, Karabük, Bartın illerine bir bakanlık tahsis edilir. Bu bakanlıkta 16 yıl boyunca ağırlıkla Sakarya’ya, bir müddette Karabük’e kullandırıldı.

 

Son dönemde Düzce’ye kullandırılması kararı alınmasının sebebi CHP’nin oylarını burada muazzam şekilde yükseltmesidir. Milletvekillerine baktılar en donanımlısı Faruk Bey ona verdiler. Bu Düzce için büyük bir nimettir. Bu konu, bütün muhalefetin, STK’ların, Düzce için söyleyecek sözü olanların ülküsü olmalıdır” şeklinde konuştu.

 

Teber, açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:

 

"BU ÜLKE HEPİMİZİN"

 

“Bizim demokrasi kültürümüzde özellikle devlet işlerinde, önemli konularda mutlaka muhalefetle ortak hareket edilirdi. Kritik bir görüşme yapıldığında gelinip muhalefete bilgi verilirdi. Bu gelenek uzun süredir yok edildi. Bu ülke hepimizin. Önce burada anlaşalım. Bu din bu bayrak hepimizin bunların üzerinden siyaset yapmamak gerekir. Bunların siyaseti olmaz. Sen daha fazla ne hizmet vereceksin bunu konuşalım. Mutlaka ve mutlaka ne kadar karşıt fikirlerde olursak olalım bir masanın etrafında meselelerimizi konuşmamız gerekiyor. Bunları konuşmadan aşamayız.

 

“KIYMETLİ MALI OLAN BAĞIRMAZ, BAĞIRIYORSA BİR SIKINTI VAR DEMEKTİR”

 

Biz 12 Eylül öncesini ve sonrasını gördük. Bu ayrıştırmaları kim yapıyorsa farklı bir hesabı vardır. Bunun altını çok kalın şekilde çiziyorum. Ne yazık ki bu demokrasi kültürü özellikle AK Parti iktidarında çok örselendi ve çok ötekileştirildik. Bence Cumhurbaşkanımızın dilini düzeltmesi gerekiyor. Bunu kendi genel başkanıma da söyledim ‘bağırmayın lütfen bilgi verin’ dedim. Bağırtıyı çağırtıyı bilgiyle aşabiliriz. Siz hiç sarrafın bağırarak ürün sattığını duydunuz mu? Ama eskicileri duymuşsunuzdur. Onun için kıymetli malı olan bağırmaz. Bağırıyorsa bir sıkıntı var demektir.

 

“TÜRKİYE’NİN DE DÜZCENİN’DE SORUNLARINI VE ÇÖZÜMLERİNİ BİLİYORUM”

 

7 Hazirandan önce Türkiye kötü yönetiliyor diye ben siyasete başlamıştım. Bugün Türkiye yönetilemiyor. Ben Türkiye’nin sorunlarını biliyorum, çözüm yollarını da biliyorum. Düzce’de kötü yönetiliyor. Sorunları da çözüm yollarını da biliyorum. Bunun için adayım.

 

RAMAZAN AYI VE FİLİSTİN MESELESİ

 

12 ayın sultanı Ramazan ayı başlıyor. Mübarek ramazan ayının tüm Düzcelilere ve insanlık alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

 

Biliyorsunuz Filistin’de yaşananlardan ötürü çok acılıyız. Ölü sayısı 60’ı buldu. Hunharca, insanlık dışı bir biçimde insanların üzerine ateş açılıyor. Bunlar bütün Ortadoğu’yu ateşe verme çabaları. müslüman aleminin çok dikkatli olması gerekiyor. Büyükelçiliğin Kudüs’e taşınması başlı başına kışkırtıcı bir karar. Ben Müslümanların sağduyulu hareket etmelerini istiyorum. Biliyorsunuz Filistin davasına ilk gidenler Türkiye’de ki sol gruplardı. Deniz Gezmiş’ler Mahir Çayan’lar. Oradaki direnişe ilk katkı veren Türkler onlardır. Bu vesileyle onları da anmış olalım.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

ÇOK OKUNANLAR

10.11.2018 14:47

MHP'li Meclis Üyelerinden Belediye'ye tepki!

9.11.2018 15:02

AK Parti'de İl, İlçe ve Belediye Başkanları istifa etmeyecek!

7.11.2018 16:00

Albayrak aday adaylığını açıkladı

NAMAZ VAKİTLERİ