Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[16:33] Bekçilik fiziki yeterlilik sınavı nasıl yapılacak? -- [10:53] Kayıp kadın eski eşinin evinde bulundu! -- [10:45] Pat pat kazası: 3 yaralı! -- [10:40] Alman genç İslam'ı seçti! -- [10:02] Şahin; ’Bu acının bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz’ -- [17:21] Bıyık; “Üzüntümüz taze” -- [17:13] Şiddetli yağış geliyor! -- [16:23] 17 Ağustos depremini unutmadılar! -- [16:08] 17 Ağustos’u andılar! -- [15:31] Kavşak çalışmaları devam ediyor! --
Yazarlar
NEREYE GİDİYORUZ?
AHMET ÇODUR

AHMET ÇODUR

29.04.2019
166 kez okundu.

BİLDİĞİNİZ gibi maddenin en küçük yapısına ATOM denir. Atomun içinde de bir çekirdek vardır.

 

Bilim adamları bu çekirdeği parçalayarak büyük bir enerji elde etmişlerdir. Yani aylarca hiç yüzeye çıkmadan su altında kalan ve atom enerjisi ile çalışan Atom denizaltıları, yine atom enerjisi ile çalışan uçak gemileri aylarca okyanuslarda hiç yakıt ihtiyacı duymaksızın dolaşırlar ve kıta’lar arası sefer eylerler.

 

Daha da önemlisi şehirleri yerle bir eden, insan ve bitkileri tarumar eden atom bombaları. İkinci Dünya savaşında Amerika’nın Japonya’ya attığı iki adet atom bombasının etkisi hala günümüzde bile hissedilmektedir. Bunlar hep o gözle görülemeyen atomun parçalanması ile meydana çıkan enerjiden oluşur.

 

***

 

Şimdi gelelim işin özüne.

                                                               

     Toplumun en ufak yapısına Sosyolojide AİLE denir. Bizler aile yapısının sağlamlığı ile övünen bir milletiz.

 

Ama ne yazık ve ne acıdır ki bu yapı çatırdamaktadır. Hem de büyük bir gürültü ile.

Bundan çıkan enerji ise daha şiddetli olur. Atom bombası şehirleri tahrip eder ve yıkar. Aile yapısının çökmesi ise ülkeleri, milletleri hatta nesilleri yok eder.

 

Düşmanlarımızın top, tüfek ile yıkamadığı milletimizi içeriden yani aileden yıkmaya çalışıyor. Maalesef üzülerek, ulusal basın ve ulusal televizyonlardan bazıları bu işe çanak tutmaktadır. BBG evleri, insanlarımızı tembelliğe ve az ile kanaat etmeme hoşgörüsüzlüğüne sürükleyen yarışma programları. Bekârlarımızı veya dul kalmış vatandaşlarımızı birbirleri ile buluşturup 70 milyonun önünde rezil eden çöpçatan programları ve ahlâksızlığı modernlikmiş gibi gösteren televizyon filmleri veya diziler.

                                                               

     Nikâh akdini çocuk oyuncağına çeviren bu memleketin elit tabakası denen zümre,  nikahsız evlilikleri modernlikmiş gibi bizlere sunuyorlar. Tabiri caizse tuzu kuru olanlar, toplumun çekirdeği olan aileyi hafife alıp Türk toplumunu sabote ediyorlar. Olan yine çocuklara oluyor. Anasız veya babasız büyüyen çocuklardaki kişilik erozyonunu cümle âlem görmezden geliyor.

 

Uyuşturucunun ilkokullara kadar düşmesinin sebebinin ne olduğunu zannediyorsunuz siz?. Evine gece yarısı gelen çocuklarımıza geç kalmışlığın hesabını soramayan bir ailede, çocuklarından istikbal beklemek “çölde kutup ayısı beklemek” kadar komik. 10 yıl nikâhsız beraberlik neticesinde 10 gün nikâhlı yaşamanın meyvesi olan çocuklardaki aile hasreti semeresini vermeye başladı bile.

                                                                 

     Bu konularda daha fazla bir şeyler yazmak bundan sonra bu topluma ne fayda getirir orası da muamma tabiî ki.

 

***

 

Dedik ya, maddenin en ufak yapısı olan atomun ve toplumun en ufak yapısı olan AİLE’nin parçalandığı zaman nelere mal olacağının görüntüsüdür bu.

 

Sonra geriye kalan görüntü ise aynen şöyle “boşanmaların çoğalması, aile içi şiddet, fuhuş bataklığına itilen kadınlarımız-kızlarımız,  5 yaşındaki kız çocuklarına tecavüz, "bir seferden bir şey olmaz" diyen kafa, neye benzediğini kendiside bilmeyen gençlerimiz-delikanlılarımız. En acı olanı ortada kalan bebeklerimiz-masum yavrularımız”

 

Lütfen Ailemize sahip çıkalım. Çünkü Türk aile yapısı bu değil.

 

   Düşünsenize 600 tane avukat var, hepside bir insana vuran birini savunmak istiyor ve sadece vurduğu kişinin başka partiden olması, işte rezalet de bu. Çünkü toplumumuz maalesef siyasilerce gerim gerim gerildi.

 

Evet sevgili okurlar, aslında yazacak çok şeyler var lakin bu konuları işleyen veya işleyecek akademisyenlerimizin neredeyse tamamı siyasilerimizin herzelerini ve pisliklerini savunur oldu. Netice itibarı ile ülkenin geldiği son nokta bu.

 

Ama artık bundan sonra,

 

ŞEYTANLIK YAPMASINI BİLEN, TAŞLANINCA ŞİKAYET ETMEYECEK....

 

Ahmet ÇODUR

ahmet-codur@hornail.com.

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

BU SAVAŞ BENİM DEĞİL

BU SAVAŞ BENİM DEĞİL

AYFER ÖZTÜRK YÜKSEL

KAYIP(YİTİK) NESİL

KAYIP(YİTİK) NESİL

AHMET ÇODUR

3 MAYIS

3 MAYIS

GÖLGELER

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ