Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[17:31] Bakan Yardımcısı Çataklı: Her türlü ihtiyaç karşılanacak! -- [16:31] CHP’li Tanal’dan ‘Düzce afet bölgesi ilan edilsin’ talebi! -- [15:37] Düzce Belediyesi afetzedelerin yanında! -- [14:52] İyi Parti teşkilatlarıyla afet bölgesinde -- [14:04] Türkiye kart için pilot il Düzce! -- [13:55] Başkan Er sel bölgesinde! -- [13:54] Yılmaz,Sel Felaketini TBMM'ye taşıdı -- [12:32] 21 Fındık İşçisi kurtarıldı! -- [12:04] Üniversiteden 9 kantin alanı ihalesi! -- [11:13] ARAMIZDAN AYRILANLAR --
Yazarlar
EMEĞİMİZE DE YEMEĞİMİZE DE YAZIK OLUYOR
AHMET ÇODUR

AHMET ÇODUR

8.05.2019
204 kez okundu.

YIL 1994. Fotoğrafçı Kevın CARTER’İN Sudan’da çektiği bir fotoğraf geçti elime.

 

Fotoğraftakileri anlatayım size;

 

Açlıktan iskelete dönmüş bir Sudanlı çocuk, az ilerdeki BM yemek kampına sürünerek gidiyor. Ama takati yok. Başında bir Akbaba, çocuğun ölmesini bekliyor.

 

Fotoğrafçı Kevın, bu manzarayı fotoğraf makinesine kaydeder ve hemen oradan ayrılır. Aklı başına geldiğinde hemen geri döner, çocuğa yardım etmek için. Fakat çocuğu ve başında bekleyen Akbabayı bulamaz.

 

Bu fotoğraftan dolayı Kevın CARTER, PULİTZER Ödülüne lâyık görülür. Ama aradan birkaç ay geçer ve Kevın, vicdan azabından dolayı intihar eder.

 

Fotoğrafın hemen altında ki şu yazı ve işin en can alıcı noktası bu yazıda “ve dünya hâlâ dönüyor ve biz; işimizi beğenmiyoruz, aşımızı beğenmiyoruz, şükretmiyoruz ve insafsızca israf ediyoruz. Yarın bizi nasıl bir hayatın beklediğini bilmiyoruz” 

 

Kim dizayn etmişse bu fotoğrafı Allah Razı olsun. Ben de bu fotoğraftan bir tane edindim ve evimde buzdolabının hemen üzerine yapıştırdım.

 

Ne muazzam bir ders öyle değil mi sevgili dostlar. Çöplüklerden ekmek bulmaya çalışanları bu gözler gördü ve hiç kılı kıpırdamadı. Onların haline acımaktan öteye gitmedi serzenişimiz. Halimize de çok acıyorum ve çok korkuyorum. Şiddetle ve çok kayıtsız bir şekilde tüketen bir toplum olduk. Sonumuzun Sudanlı çocuktan farklı olmayacağını biliyorum ve gelecek nesillere de acıyarak bakıyorum.

 

 ****

 

Çöpe giden yemeklerimiz ve ekmeklerimizle inanın, bir köy doyar. Hele bir kriz döneminde sen bizdeki stokları bir düşün. Yiyebildiğimiz kadarını hiç almıyoruz. Bir ekmek yetiyorsa, ne olur ne olmaz biz iki ekmek alıyoruz, tabii ki bir tanesi çöpe.

 

Eski DÜZCE Belediye Başkanım Mehmet Keleş gazetenin birine verdiği demeçte şöyle diyordu. “Çöpümüz AB standartlarında bertaraf edilecek. Bu Proje ise 2009 veya 2010 yılına kadar hayata geçirilecek” Sonraki Sayın Belediye Başkanım İsmail BAYRAM ise 2010 yılına kadar bu tesisin kâfi gelmeyeceğinin de hesabını yapsın tabii ki böyle bir projeleri varsa. Böyle giderse böyle bir- iki tesis daha gerekiyor.

 

Her şeyden önemlisi, her ailenin tasarruf tedbirlerini uygulaması gerekir. Hem paramıza yazık ediyoruz hem de devletimize.

 

Bunu niçin söyledim?

 

Bakın Ramazan ayına girdik, çöplükten gıdalanan hatta ekonomik yönden çok zor durumda olan vatandaşlarımız var. Mahallemizde veya köyümüzde bu durumda olan bir dünya insan var ve evimizde pişirdiğimiz yemeklerden birer tabak onlara da verirsek hem gönül almış oluruz hem de israfın önüne geçebiliriz. Çünkü hemen-hemen her madde dışarıdan geliyor. Dolar ve Euro bazında ithal ediyoruz bu maddeleri. Yani paramız dışarı gidiyor. Hem kendi ekonomimiz zayıflıyor, hem devletin ekonomisi.

 

Dinimiz bu konuda gayet açık. İsraf Haramdır. Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyin diyor bize yüce dinimiz. Biz yiyoruz, içiyoruz artanını çöpe atıyoruz.

 

 

Yazık oluyor yazık! HEM EMEĞİMİZE, HEM DE YEMEĞİMİZE.

 

Hayırlı Ramazanlar....

 

Ahmet ÇODUR

ahmet-codur@hotmail.com

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

3 MAYIS

3 MAYIS

GÖLGELER

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ