Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[17:31] Kasım ayı İlçe Müftüleri toplantısı Gölyaka’da yapıldı! -- [15:44] Balıkçılar bol hamsiyle döndüler! -- [15:35] Diyabet için farkındalık oluşturdular! -- [15:27] Amaç hava kirililiğini önlemek! -- [14:50] 'Melez Görmek' sanatseverlerle buluştu! -- [13:54] Narkotik Eğitim Tırı Hizmete Sunuluyor! -- [12:27] PERSONEL BULUŞMALARI DEVAM EDİYOR! -- [12:15] Başkan Ay restorasyon çalışmalarını inceledi! -- [09:46] Aramızdan Ayrılanlar -- [17:47] Gölyaka'da sıcak asfaltlama çalışmaları! --
Yazarlar
MÜLKÜN TEMELİ ve ADALET anlayışı
İSMAİL HAKKI CİVİL

İSMAİL HAKKI CİVİL

19.8.2016
606 kez okundu.

 

Değerli dostlar, Mahkeme salonlarına girdiğimizde hakimin arkasında duvarda yazılı olan ‘ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR’ yazısını hep okuruz değil mi? Mülk dediğin nedir, ev mi, arabamı, yat kat mı yoksa arazimi diye hep kendi kendimize sorarız değil mi?

 

O mahkemelerde kastedilen mülk DEVLET demektir. Yani adalet devletin temelidir. Dünya tarihinde ve Türk tarihinde adaletten saptığı için yok olup giden devletlerin listesini görürüz. Bunlar ibret alınması gerektiği içindir ki bu yazı yazılmıştır. Ama biz halen daha bundan ne ibret ne de ders alıyoruz.

 

14 Ağustos akşamı bir televizyon kanalında canlı yayında Ankara adliyesinde FETÖ/ PDY soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı vardı. Merak edip dinledim. Keşke dinlemeseydim Bu kişi Türkiye’nin adalet anlayışı, tarafsızlık anlayışının ne olduğu ne kadar rezillik olduğunu gösterdi.

 

Örneklendirmek gerekirse;

 

1-) Savcı hangi ruh halindeyse, konuşmasına ‘AKP'nin kuruluş yıl dönümünü kutluyorum’ diye başladı. Ya bir yerlere selam veriyor, bende sizinleyim ve varım diyordu ya da birilerine hoş görünmeye çalışıyordu. Ama ne olursa olsun bir savcının bu rezil duruma düşmemesi gerekiyordu. Eğer siyaset yapacaksan o unvandan arınacaksın ve AKP'ye kaydını yaptırarak siyasetine devam edeceksin. Maalesef ama maalesef HSYK’ da bu rezilliğe göz yumdu.

 

2-) Bir savcının yürüttüğü dosyayla kamera önüne geçip başkalarını gammazlarcasına konuşması görülmüş ve duyulmuş bir rezillik değildir. Hele hele ki tutuklamayı isteme sebebini söyleyince bunun savcı falan olamayacağını düşündüm. Çünkü tamamen varsayımlar üzerine tutuklama istemişti. Oysaki benim yasamda MAKUL ŞÜPHE değil KUVVETLİ EMARE olması gerekiyordu. Ayrıca çok ayıp olacak bir durumu da açıkladı. Adil Öksüzün dosyasını eksik olarak yani delilsiz ve belgesiz olarak mahkemeye gönderdiğini açıkladı ki bu da ayrı skandaldır. Nedir o? Adil Öksüzün pasaport kayıtlarını, ABD'ye gidip gitmediğini belirlemeden dosyayı gönderdiğini söyledi ki, bana göre HSYK'nın bu savcı hakkında soruşturma açtırması gerekirdi.

 

3-) HSYK Daire başkanlarından biri olan Mehmet Bey zaman zaman açıklama yaparak bundan sonra adil yargılamanın yapılacağını söylemektedir. Bu açıklamalar o zamanlar yüreğimize su serpmektedir ancak uygulamaya baktığımızda ise insanın adalete olan güveni tamamen zedelenmektedir. Yani atasözü aklımıza gelmektedir; ‘AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ’.

 

Şu andaki gözaltına alınmaların, tutuklamaların ve görevden el çektirmelerin hukuki tarafı nedir, kurudan çok yaş mı yanıyor bunlar çok ama çok karanlıktır. Çünkü, dünkü Ergenekon, Balyoz gibi davalar bunu göstermektedir.

 

4-) Bakıyorum da siyasiler soruşturmalar hakkında kesin görüş belirtiyorlar ve yargıyı yönlendirmeye çalışıyorlar. Yani ‘şu hareket suçtur veya bu hareket suç değildir’ diyorlar ve yargıda hiç ses çıkarmıyor ama görünen o ki siyasilerin görüşleri aynen yargıyı etkiliyor.

 

5-) Ey HSYK, benim anladığım kadarıyla savcının hazırladığı Adil Öksüz dosyası tamamen eksik ve delilden yoksundur. Buna rağmen tutuklamadınız ve esasında hukuki suç işlemediniz diye o hakimler hakkında soruşturma açmakla sizler yargıyı peşin olarak etkilemiş olmuyor musunuz? Yani bu tür soruşturmaları yapan diğer hakimlerinde acaba bizimde hakkımızda soruşturma açılır mı korkusuyla tutuklama yapmalarına sebep olmuyor musunuz?

 

Ey yargı mensupları, birileri Türkiye’nin normalleşmesini istemiyor ve bu devleti de temelinden yıkıyor mu? Sizlerde bu yıkımda figüran olarak kullanılıyor musunuz?

 

Ben şuna inanıyorum bir devletin varlığı için adalet mutlak lazımdır. Ancak son 10 yıldan beri yapılan uygulamalara baktığımızda yapılan işlemlerin adaletle hiç bir alakasının olmadığını da görüyorum. Neden mi? Eski Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel suçunu, hatasını açıkça itiraf etmesine rağmen sizler hiç kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Neden? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında çok somut iddialar ortaya atılmasına rağmen sizler yine kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Neden?

 

Benim bildiğim, bir yargıç kararını yasalar doğrultusunda vicdanı ile verir değil mi? Allah aşkına bu ne biçim yasa bu ne biçim vicdan bu ne biçim kanaattir böyle.

 

Ey Barolar Birliği Başkanı, bu hukuksuzluk karşısında susuyorsunuz, peki sizler ne zaman konuşacaksınız?

 

Ey Yargıda Birlik Platformu, sizler ne iş yaparsınız? Niçin varsınız? Yargının içine düştüğü bu olumsuz durum sizleri hiç üzmüyor mu, kaygılandırmıyor mu?

 

Ey yargı, devletin geleceği ve bekası sizlerin vicdanlarına kalmışsa inşallah sonumuz hayırlı olur.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

KİM KİMİ ALDATIYOR?

KİM KİMİ ALDATIYOR?

İSMAİL HAKKI CİVİL

19 HAZİRAN

19 HAZİRAN

Ömer ZEKİ

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ

NAMAZ VAKİTLERİ