Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[17:31] Kasım ayı İlçe Müftüleri toplantısı Gölyaka’da yapıldı! -- [15:44] Balıkçılar bol hamsiyle döndüler! -- [15:35] Diyabet için farkındalık oluşturdular! -- [15:27] Amaç hava kirililiğini önlemek! -- [14:50] 'Melez Görmek' sanatseverlerle buluştu! -- [13:54] Narkotik Eğitim Tırı Hizmete Sunuluyor! -- [12:27] PERSONEL BULUŞMALARI DEVAM EDİYOR! -- [12:15] Başkan Ay restorasyon çalışmalarını inceledi! -- [09:46] Aramızdan Ayrılanlar -- [17:47] Gölyaka'da sıcak asfaltlama çalışmaları! --
Yazarlar
İSLAM, KUR'AN ve DİYANET
İSMAİL HAKKI CİVİL

İSMAİL HAKKI CİVİL

27.8.2016
478 kez okundu.

 

Mustafa Kemal Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığını ihdas ederken, halkın dini bilgilerini daha iyi ve gerçeklere uygun almasını istemiştir. Kuran’a uygun din adamları ve alimlerin yetişerek, hem İslama hem de insanlara faydalı olunmasını istemiştir. Ama, görünen odur ki başında bulunduğunuz kurumun hiçte böyle bir derdi, görevi ve yükümlülüğü yok gibi hareket edilmektedir. En azından ben öyle anlıyorum.

 

Sayın Diyanet İşleri Başkanı, camilerde vaizleriniz verdiği vaazla, imamların hutbelerinde;

 

1-) İslam dininin temizlik ve dürüstlük dini olduğunu anlatması ve halkın çevresi ile kalbini temiz tutması gerektiği öğretilmesi gerekirken,

 

2-) İslam dininin iyi ahlak ve dürüstlük dini olduğunun anlatılıp halkın kötü düşünce ve hareketlerden arındırılmasının sağlanması gerekirken,

 

3-) İslam dininin yalana dolana ve hırsızlığı reddettiğini anlatmaları gerekip, toplumun kendine çeki düzen vermesini sağlamaları gerekirken,

 

4-) İslam dininin doğruluk, dürüstlük, hoşgörü, kardeşlik ve yardımlaşmayı gerektirdiği, Allaha ancak bu şekilde ulaşılacağının anlatılması gerekirken,

 

5-) İslam dininde tarikatların cemaatlerin ve benzerlerinin yerinin de, varlığının da olmadığının anlatılması gerekirken,

 

6-) İslam dininde, mezhepçiliğinde, tapılan önderlerinde olmadığı anlatılması gerekirken,

 

7-) Namazı dahi nasıl kılacağını bilmeyen, bu nedenle de sürekli Allaha şirk koşan ve günahta kalan insanlara doğruyu yani namazın dahi nasıl kılacağını öğretmek varken,

senin kurumun, vaizlerin ve imamların ne yapıyor sayın başkan?

 

8-) Dünya üzerinde bizden başka, her konuda ‘sen yap Allahım’ anlamında Allaha yalvaran veya ‘şöyle yap Allahım’ diye Allahı da işin içine katan beddualar eden başka bir ülke var mı başkan?

 

Allah bize akıl vermemiş mi? 'Git bu aklını kullanarak kendi işini kendin gör' dememiş mi başkan? Biz ne yapıyoruz aklımızı kullanma yerine Allaha havale ediyoruz değil mi? Buna da sizler sebep oluyorsunuz başkan.

 

Allah, bize Kuran-ı Kerimi rehber olarak göndermemiş mi? O yetersiz mi kalıyor? O bize hiçbir şey öğretmiyor mu da onu okumak ve değerlendirmek yerine bize olmayan hurafeler anlatılıyor başkan. İslam’da devrim mi, tahrifat veya reform mu yaptınız da bizlerin haberi yok başkan. Bize İslam’ı, Kur’anı, insanlığı anlatın başkan.

 

Sayın başkan, bu ülkede bu rezillikler olurken senin görevlilerin açıyor ağzını yumuyor gözünü sürekli olarak hurafeleri anlatıyor. Hayal ettikleri birilerinin (yazarların- şairlerin) hayatlarını sanki İslam diniymiş gibi anlatıyorlar. Peki, senin sahabe dediğin, senin Allah dostu dediğin insanlarda senin benim gibi insan değil mi? Her an günahta sevapta işlemeye meyilli değil mi? Yoksa onları da cenabı Allah özel olarak mı göndermişti?

 

Sayın başkan, bu insanların önemli bir kesimi tarikatlara, cemaatlere mensuptur ve Allahı bu şekilde bulacaklarını zannetmektedirler. Oysaki insanlığın, temizliğin, dürüstlüğün, hoşgörü ve yardımlaşmanın olmadığı yerde hiç İSLAMİYET OLUR MU başkan. Bu ülkede hangi konuya bakarsan bak Allaha şirk koşuluyor ve buna da senin görevlilerin öncülük ediyor başkan. İslam dini başta senin görevlilerince tahrif ettiriliyor başkan.

 

Bu konu çok hassas ve önemlidir. Bu nedenle kısa ve öz yazmak durumunda kalıyorum. İnşallah yazım size kadar ulaşır ve bu yazdıklarımın yanlış olduğunu açıklarsınız. Düşünün ki bu ülkede vatandaşlar komşuluk ilişkilerini kesmişler, derviş olduğunu zanneden insanlar bile vatandaşa selam vermez olmuşlar. Oysaki asırlarca önceki dervişlerin hayatını okuduğumuzda ne kadar sevecen, yardım sever, yani adam gibi adam olduklarını görürken, bugünkülerin ise onlara ne kadarda ters olduklarını görüyoruz, peki bunların hangisi yanlıştır başkan.

 

Ben yanlış ve şirk olarak gördüğümü yazdım gerisi sizlere kalmıştır başkan. Ben her platformda mücadelemi yapmaya devam edeceğim sayın başkan.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

KİM KİMİ ALDATIYOR?

KİM KİMİ ALDATIYOR?

İSMAİL HAKKI CİVİL

19 HAZİRAN

19 HAZİRAN

Ömer ZEKİ

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ

NAMAZ VAKİTLERİ