Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[17:31] Bakan Yardımcısı Çataklı: Her türlü ihtiyaç karşılanacak! -- [16:31] CHP’li Tanal’dan ‘Düzce afet bölgesi ilan edilsin’ talebi! -- [15:37] Düzce Belediyesi afetzedelerin yanında! -- [14:52] İyi Parti teşkilatlarıyla afet bölgesinde -- [14:04] Türkiye kart için pilot il Düzce! -- [13:55] Başkan Er sel bölgesinde! -- [13:54] Yılmaz,Sel Felaketini TBMM'ye taşıdı -- [12:32] 21 Fındık İşçisi kurtarıldı! -- [12:04] Üniversiteden 9 kantin alanı ihalesi! -- [11:13] ARAMIZDAN AYRILANLAR --
Yazarlar
TAVANDAN TABANA, TABANDAN TAVANA
ŞAH-I CİHAN

ŞAH-I CİHAN

3.05.2019
199 kez okundu.

Eski Mısır devlet başkanı Enver Sedat'ı yaptığı suikast sonucu öldüren adama hâkim sorar;

"Sedat'ı neden öldürdün?"

Sanık, "Çünkü laikti"

Hakim: “Laik ne demek?

Sanık : “Bilmiyorum"

 

Mısır'ın iyi edebiyat adamı rahmetli Necip Mahfuz'u öldürmeye çalışıp başarısız olan sanığa hakim sorar:

"Neden vurdun?"

Sanık: “Sokak çocuklarının hayalleri adlı kitabı yazdığı için"

Hakim : "Peki Sokak çocukları adlı kitabı okudun mu?”

Sanık :  “Hayır”

 

Hakim, Yazar Faraç Foda'yı öldüren üç teröriste sorar:

"Neden Faraç Foda'ya suikast düzenleyip öldürdünüz?"

Suçlu: "Çünkü kâfir"

Hakim: "Onun kâfir olduğunu nereden anladın?"

Suçlu: "Onun kitabından”

Hakim: “Hangi kitabından anladın onun kâfir olduğunu?”

Suçlu: “Ben okuma yazma bilmiyorum”

Hakim:  "Nasıl?”

Suçlu: "Ben okuma yazma bilmiyorum"

 

İlk girişte belirttiğim hikayeler her ne kadar sınırlarımız dışında gelişmiş olsa da insanlığın en büyük sorunlarının başında ön yargı geliyor. Birçok konuyu araştırmadan, bizzat kaynağından dinlenemeden, bir emek vermeden kulaktan doğma bilgiler ile öğreniyoruz. Seviyoruz biz emeksiz olan her şeyi. Başkasının yerine seviyor, başkasının yerine nefret ediyoruz. Hele ki siyasilerin yerine sevip, onlardan daha çok kızmayı daha da seviyoruz.

 

***

Son zamanlarda Ülkemizde 31 Mart Yerel seçimleri ile birlikte bir nefret dili oluştu. Kendinden olanlar vatansever iken, kendin olmayanın, hain, fetöcü, pkk’lı olduğu bir süreci yaşadık. Çok şükür ki sorunsuz atlattık derken, Şehit cenazesinde CHP Genel Başkanına saldırı haberiyle bir anda yüzümüzü bu olaylara döndürüp‘acaba neden böyle oldu?’ diyerek, olayların kendimizce röntgenini çektik.

 

Sn. Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırı videolarını izlediğimde benim en çok dikkatimi çeken, sinirli ve galeyana gelmiş kalabalığın büyük çoğunluğunun söylemi. Bu söylem aslında bize çok da yabancı değil.

 

Bu söylemi Türkiye siyaset sahnesine sokan Cumhurbaşkanı Sn.Recep Tayyip Erdoğan'dır. Sn.Erdoğan ne zaman Kemal Bey'i eleştirecek olsa konuşmasına ‘BAY KEMAL’ diye başlıyor. Bu öfkeli kalabalıkta ‘BAY KEMAL dışarı’ diye bağırıyordu. Buradan görüyoruz ki, siyasilerin geliştirdiği dil seçmeninin de dili oluyor, siyasilerin geliştirdiği öfke, nefret seçmeninin nefreti oluyor. Tepedekiler söylemlerine dikkat etmediği sürece taban asla dikkat etmeyeceği gibi gerekli sağduyuyu da göstermeyecektir.

 

***

 

Son zamanlarda siyaset o kadar hayatımızın ortasına oturdu ki aynı aileden ağabey kardeş ile akraba akraba ile farkı siyasi görüşten diye konuşmaz oldu. Aslında bir nevi modern 80'leri yaşıyoruz.

 

Siyaset dilinin sertleştiği dönemlerde Türk Siyaset sahnesinde yer edinmiş olan siyasiler de bundan nasibini almıştır;

 

İSMET İNÖNÜ: 1959 yılında bahar aylarında Batı Anadolu illerini kapsayan ve Büyük Taarruz adı verilen bir seçim kampanyası sırasında taşlı sopalı saldırıya uğramıştır.

BÜLENT ECEVİT: CHP'nin 1975 yılında yürütmüş olduğu mitingler kapsamında Bolu-Gerede mitinginde kalabalığa Cami Minaresinden ateş edilmiş ve Bülent Ecevit yara almadan kurtulmuştur.

TURGUT ÖZAL: 1988 yılında ANAP kongresi sırasında Kartal DEMİRAĞ tarafından suikast girişiminde bulunulmuştur. Özal, saldırıda parmağından yaralanmıştır.

SÜLEYMAN DEMİREL: Üzerine sahte yüzbaşı üniforması giyen Vural ÖNSEL adlı bir kişi, 13 Mayıs 1975 günü Başbakanlık binası önündeki merdivenlerde Demirele yumruklu saldırıda bulunmuştur.

 

Görüyoruz ki yıllar geçmiş olsa da yaşanan olaylar hep aynı. Geçmişten günümüze siyasette ılımlı bir dil kullanmadığımız sürece siyasilere saldırı haberlerini basında göreceğiz. Bir daha siyasi düşüncelerinden dolayı bu tarz olayların olmamasını canı gönülden diliyorum.

Sn. Tayyip Erdoğan da bizim Sn. Kemal Kılıçdaroğlu da. Sn. Devlet Bahçeli de bizim Sn. Meral Akşener de.  

 

SÖZ OLA KESE SAVAŞI, SÖZ OLA GÖTÜRE BAŞI...

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

3 MAYIS

3 MAYIS

GÖLGELER

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ