Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Instagram Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[16:18] Adı 853. Bulvarda yaşayacak! -- [13:29] Yanmaz ve personelden Asker Selamı! -- [13:14] Özlü; ‘Acil ihtiyaçlar çözüme kavuşacak’ -- [13:04] 'Radyo yayıncılık eğitimi' gerçekleştirildi! -- [12:32] Trafik yükü köprü sistemi ile çözülecek! -- [12:35] Dilber Ay’ın mezarı açılacak -- [12:27] “ENERJİMİZ YARINLARA” yoluna Düzce ile devam etti -- [11:11] DÜ kadın çiftçilerle buluştu! -- [09:50] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [09:39] Dereci, Afyon'a Atandı --
Yazarlar
DÜN DÜNDÜR BUGÜN BUGÜN
ŞAH-I CİHAN

ŞAH-I CİHAN

16.07.2019
597 kez okundu.

Bir yola çıkılması gerekiyordu, herkes bir yol arıyordu MHP'nin kongre zedeleri. Koltuğa yapışmış, partiyi resmen vasıfsız siyasilerle hatta ve hatta ülkü ocaklarından gelmeyen biatkarlara partiyi teslim etmiş Bahçeli'den kurtulamayanlar da yol arıyordu.

 

Dillendi kulislerde, köşe yazılarında, siyasi tartışma programlarında. Kısa süre sonra da parti kurulup, hızla teşkilatlanmaya başladı. Kurucu il başkanları,  genelde MHP'den rahatsızlıkları nedeniyle ayrılanlar seçilerek, ATANDI. Yönetimler de genelde MHP ağırlıkta oldu. Bu durum belki ilk kuruluşta faydalı gibi görünse de ilerleyen zamanda pek de faydalı olmadığı görüldü.

 

MHP içerisinde yarım kalan hesaplar İYİ Parti saflarında görülmeye başlandı. Parti,  resmen kuruluş aşamasındaki başkanlık olarak atanma savaşı yürütülürken ortaya atılan, atıldığı iddia edilen söylemleri ortaya çıkarma, aklanma, paklanma yeri oldu.

 

Bir şekilde parti yönetimi kurulduktan sonra yeni gündemler oluşmaya başladı. Kuruluş aşamasında ismi il başkanı olarak geçen kişiler, kongrede aday olabilir korkusuydu bu. Muhakkak içlerindeki güçlü adaylar dışarıda bırakılmalıydı, yandaşları partiye sızmamalı ve bu durum engellenmeliydi. Bir şekilde başarılı olundu kendilerince. Artık rakiplerin adamları sistemin dışında kalmıştı.

 

Her ne kadar İYİ Partiye gönül verseler de DEMOKRASİYE sığmayacak şekilde dışarıda kalmışlardı. Bir şekilde içeride olanlardan da haberdardılar, olmaları da gerekirdi. Eminim ki o dönem yapılan birçok konuya hep muhalif olup, pek de memnun olmamışlardır parti yönetiminden. Çünkü sevmedikleri biri başkandı. Hem de sevdikleri birinin elinden başkanlığı alan sevmedikleri biri.

 

Gün geldi her şey oldubitti,  devran döndü. Sistem dışında kalan o kişiler sisteme dâhil oldular. Hepsi yönetimde görev aldılar ilk günkü heyecanlarıyla. Artik her şey çok demokratik olması gerekir diye beklentiler de elbet oluşmuştu. Neticede kendileri anti demokratik uygulamaların en baş mağdurları ve mağdureleriydi.

 

Peki, öyle oldu mu?  Tabii ki hayır.

 

Hiçbir şeye itiraz etmeden, sadece birileri itiraz etsin diye beklemekten başka bir şey yapmadılar. Demokrasiden ve tüzükten uzak bir kongre yapıldı kimse sorgulamadı ( Kapalı kapılar ardında elbet sorgulanmıştır). İl başkanı atanmış değil seçilmiş başkan olacağım derken, Merkez İlçe Başkanı atama ile görevine devam etmeyi tercih etti. Oysaki ilk başta Merkez İlçe Başkanının seçilmiş olması gerekirken, atanmış birinin belirleyeceği delegeler ile seçilmek istemek sadece siyasi bir oyun, siyasetçilik oynamaktan başka bir şey değildir. Hem de o koltukta gözü olmadığı halde, istifa edeceğim diye sağda solda, hatta kendi yönetim toplantısında dillendirmesine rağmen bu durumların hiçbirine ses etmediler.

 

Parti dışından Ömer Küçük ile gelen, her fırsatta kendini Ülkücü olarak addeden; İYİ Partili olmayan büyük CEO ipleri eline alıp, koca partiyi parmağında döndürürken ve bu durumu hepsi görmesine rağmen yine sessizlik sinemalar oynandı. Çünkü sesleri çıksaydı kendi destekledikleri, olmasını çok istedikleri Meclis üyesi adayı sıkıntıya düşebilirdi. O yüzden ilmek ilmek işlediler. Hele ki yerini garantiye almak için dost-arkadaş dediklerini bile satmaktan asla imtina etmediler.

 

Hepsi bir şekilde etkin oldular, başkan yardımcısı da meclis üyesi de oldular. İstedikleri olunca zamanında ‘böyle de olmaz ki’ diyenler şimdi ‘BAŞKANIMIZ ne derse doğrudur’ türküsü söylüyorlar hem de elleri ceplerinde. Eeee, koltuk önemli.

 

Diyebilirsiniz ki İYİ Parti'de koltuk olsa ne olacak. Bazıları unvanları sever, isminin önüne bir unvan olsun da ne olursa olsun. Hem de yıllarca siyasette uğraşmış; ama bir göreve gelememiş kişilerin bir şey olmaya çok yaklaşmalarını da göz ardı etmemek gerek.

 

Yazımı güzel bir söz ile bitireyim; İĞNEYİ KENDİNİZE ÇUVALDIZI BAŞKASINA BATIRIN Beyler bayanlar.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

YAZARLAR

YANDAŞ MI? RANTDAŞ MI?

YANDAŞ MI? RANTDAŞ MI?

BARIŞ ZENGİN

BU SAVAŞ BENİM DEĞİL

BU SAVAŞ BENİM DEĞİL

AYFER ÖZTÜRK YÜKSEL

3 MAYIS

3 MAYIS

GÖLGELER

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ