• 16.09.2019 15:41

Düzce’de gün geçmiyor ki sağlık konusunda yaşanan sorunlara yenileri eklenmesin. Kalp krizi sonucu üst üste ölümlerin ardından yapılan samimiyetten uzak açıklamalar mı dersiniz, yoksa icraat yapması gerekenlerin sessizliğe bürünmüş şekilde bizleri 3 İhlas 1 Fatiha ile 2 metrekarelik toprağa vermeleri mi derseniz? Adı konmadı daha.

 

Her geçen gün birbiri ardına ölüyor Düzce. Acıdır ki ölümleri üzerine alınması gerekenler görmek, duymak ve üzerine almak istemiyor.

 

Düzcenin seçilmişleri olarak her fırsatta her konuda görüş bildirmekten imtina etmeyen milletvekillerimiz Fahri Çakır, Ayşe Keşir ve Ümit Yılmaz’ın ise konu sağlık olunca kamuoyundan kaçındıklarını, cenazelere katılmak ve günü kurtarma söylemlerinin ötesinde hiçbir şey yap(a)madıklarını da görüyoruz.

 

SAĞLIKTA DÜZCENİN ADI YOK

Düzce’nin geleceğinin bekası olarak değerlendirdiğimiz sağlıkta Düzce’nin adı yok. Bırakın adını esamesi okunmuyor. Gencecik yaşlarda aniden rahatsızlanan, yürüyerek gittikleri hastane köşelerinde cenazeleri çıkan bizim insanlarımız. Kimsenin umurunda olmasa da bizlerin umurunda…

 

20 Haziran tarihinde köşemize taşıdığımız ‘Sağlıkta Çağ Mı Atladık? Çığ Altında Mı Kaldık?’ başlıklı yazımızda aslında konuyu ve bugünlerin bir özeti çıkartmıştık.

 

BİRÇOK VEHAMET GÖZLER ÖNÜNDE

Konunun sadece kalp krizleriyle ölümlere müdahale edilememesinden ziyade daha da vahim boyutlarda olduğunu bir kez daha dillendirmek gerek. Hastanelerin yönetimlerinden fiziki şartlarına, sağlıksız ve hijyenden uzak ortamlarından vatandaşların maruz bırakıldıkları muameleye kadar birçok vehamet daha gözler önünde.

 

HASTANELERİMİZ SAĞLIKSIZ

Hemen her gün kendimiz, aile üyelerimiz, eş dost veyahut akrabalarımızın sağlık bulmak adına kullanmak durumunda kaldıkları hastanelerimiz SAĞ-LIK-SIZ.

 

Ancak her nedense bu konuya müdahil olması gereken, söz söylemek ve ziyaretlerini servis etmekten öte icraat sergilemesi gereken vekillerimiz her nedense kamuoyunda kendini aklama derdine düşmüş durumda.

 

Beyler… bayanlar…

Sağlıksız bir ortamda, sağlıksız koşullarda sağlığımızı emanet ettiğimiz ve sağlık bulacağımızı düşündüğümüz hastanelerimizde önceliğin bina ve malzeme yeterliliği olmasının yanında sağlıklı ve ehil kadroların yeterliliği konusudur.  

 

Sormazlar mı; bunu bilemeyecek, hadi bilemediniz bunca zamandır göremeyecek kadar sizi seçen vatandaşlarınızdan nasıl uzaklaştınız?

 

Sizin için, durumun vehametini kavrayabilmek, acil önlem alınmasını sağlamak için daha kaç insanımızın ölmesi gerekiyor?

 

Sorunları çözmek, size inanarak oy verenlerin haklarını savunmak ve daha yaşanabilir bir Düzce için o koltuklarda oturanlar; tüm Düzce’nin zaten yaşadığı sorunun bir parçası olmaktan vazgeçerek,  çözüm üretin çözüm.

 

Dedik ya; bu beka meselesi. Hani en son genel ve yerel seçimlerde ortaya konulan Türkiye’nin Bekası konusu. İşte, Düzce’de ki sağlıksız yürütülen sağlık politikası da Düzce’nin beka meselesidir.