• 26.09.2019 13:37

Düzce haftalardır sağlık konusunda yaşanan sorunlarla pisi pisine yitip giden yaşamları konuşmaya, ulusal bazda gündem oluşturmaya her ne kadar bir kısım çevreler göz boyamaya çalışsa da devam ediyor.

 

Fırtınalı süreçler, sağlıktaki yetersizliklerimiz nedeniyle ardı ardına yaşanan ölümlerin ardından, siyasilerimiz ortaya çıkıp yara sarma pozları verirken, ‘şunu yaptık, bunu yapacağız’ tarzında sözde sözlerle gaz almaya çalışırken, bazı medya kuruluşları da kendilerine görev addedilmiş olarak, asıl söz sahiplerinin yerine millete ders verme cihetini kendinde görebiliyor.

 

Bu öncelikle ayıptır, yazıktır, yanlıştır.

 

Toplumun genelini ilgilendiren, ortalığı ayağa kaldıran bir olay karşısında, sokağın nabzını tutmaktan öte şövalyeliğe soyunmak, yaşananların normal hayatın seyriyle ilgili olduğunu düşündürterek topluma kaderciliği dayatma anlayışı olsa olsa Don Kişot tarzı yel değirmenlerine saldırmakla açıklanabilir.

 

Siyasi olarak yandaş tavır takınarak yandaş tabir edilen yayın politikası izlenmesini anlayabilirim,  belirli isimler üzerinden siyasi ikbal peşinde yayın yapılıyor oluşunu da bir nebze anlayabilirim ancak toplumun genelini ilgilendiren bir konuda, tüm Düzce’nin el birliği vermesi gereken olaylarda yaptıklarıyla topluma karşı toplumu savunduğunu söyleyebilme absürtlüğünü anlamak mümkün değil.

 

Konuyu, bazı basın organlarının yandaşlık olarak nitelendirilen yayın politikasından çıkıp rattanşlık yoluna girmesi olarak mı görmek lazım bunu kamuoyuna bırakıyorum. Ancak, bunca zamandır yapılanları gördükten sonra YETER ARTIK! Demek gerekiyor.

 

Yıllardır çerden çöpten, organizasyondan ve sokaklardan kendinize sağlamak için uğraştığınız çıkarlarınıza ses etmedik diye meydanı boş bulduğunuzu sanmayın.

 

Kraldan çok kralcılık yaparak, bahse konu olan durumlardan kendinize rant sağlama uğraşından vazgeçin. Burada rant konusuna açıklık getirmek gerekirse, rant; sadece maddi çıkar anlamı taşımamalıdır. Bunun bilinmesini de isterim.

 

Sizler, bu şekilde devam ettiğiniz, görmezden gelinmesi adına kürek salladığınız, toplum vicdanını hiçe saydığınız sürece bizler dün olduğu gibi bugün ve yarında toplumun yanında, sokağın sesi olmaya devam edeceğiz.

 

Aslında sizlerinde yapması gereken bu. Da kime anlatıyoruz ki?