Çöl Tozları Kronik Akciğer ve Kalp Hastalığı Olanlar İçin Ciddi Risk Oluşturuyor!

'Çöl tozlarının' insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri üzerine yapılan araştırmada yer alan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Boğan, özellikle kronik akciğer ve kalp hastalığı olan hastaların ciddi risk altında olduklarına dikkat çekti.

Çöl Tozları Kronik Akciğer ve Kalp Hastalığı Olanlar İçin Ciddi Risk Oluşturuyor!
14.04.2022 - 12:19
Haber Merkezi
155

Dünyanın en saygın kuruluşlarından biri olan Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi'nin "Allergy" adlı dergisinde yayınlanan araştırma sonuçları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Mustafa Boğan, çöl tozlarının doğal kaynaklı hava kirleticilerinden olduğunu aktardı. Çöl tozlarının içeriğinde inorganik partiküller maddelerin yanından mantar, bitki ve bakteri kalıntıları gibi organik partiküller maddelerin bulunduğuna işaret eden Öğretim Üyesi,  tozlarda bazen virüs de görülebildiğini dile getirdi.

 

Özellikle Bahar Aylarında Görülüyor!

Ülkemizde özellikle bahar aylarında sık sık çöl tozu fırtınaları görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Boğan, “Sadece Sahra çölünden yıllık milyonlarca ton tozun meteorolojik koşullar nedeniyle havaya karıştığını, rüzgârlarla çok uzak bölgelere taşındığını biliyoruz. Buradan kalkan tozlar sadece ülkemizi değil Atlantik Okyanusu ve ötesine, Avrupa Kıtası’nın kuzeyi gibi çok uzak bölgeleri etkileyebilmektedir. Bunun yanında özellikle ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni etkileyen, Suriye ve Arap Yarımadası’ndaki çöllerden gelen tozlar da söz konusudur.” ifadelerini kullandı.

Çöl tozlarının, içeriğinde yer alan değişik boyutlarda partiküler maddelere maruz kalınmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Boğan, “ Büyük partiküller, insan vücudunun doğal savunma mekanizmaları tarafından uzaklaştırılabilirler. Ancak 10 mikrondan küçük partiküller solunum yollarına girebilmekte, 2.5 mikrondan küçük olanlar da akciğer hava keseciklerine ulaşarak oradan kana karışabilmektedir. Böylece akciğerlere nüfuz edip akciğer hastalıklarına neden olabileceği gibi vücudun farklı organlarına da kan ile taşınarak, damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıklara da yol açabilmektedirler.” dedi.

 

“Milyonlarca Acil Servis Başvurusunu Değerlendirdik”

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bayram, Medeniyet Üniversitesi Acil tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Behçet Al ve Gaziantep Üniversitesi Tıbbi İstatistik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seval Kul ile birlikte uzun yıllar süren bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Doç. Dr. Boğan, “Bu süreçte milyonlarca acil servis başvurusunu değerlendirdik. Çöl tozlarının akciğer hastalıkları, beyin damar hastalıkları, kalp damar hastalıkları ve gebelikle ilgili hastalıklar ile ilişkilerini inceledik.” şeklinde konuştu.

 

Kalp ve Akciğer Hastalıklarına Bağlı Ölümlerde Artış!

Araştırma sonucunda çöl tozu fırtınalarına bağlı akciğer, beyin, kalp ve damar hastalıklarının görülme veya alevlenme sıklığında artış tespit ettiklerini paylaşan Doç. Dr. Boğan, “Özellikle zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları, astım atakları, KOAH atakları ve akciğer damarlarında tıkanma olarak tarif edebileceğimiz pulmoner emboli gibi akciğer hastalıkları; bunlarında yanında kalp krizleri, inmeler, beyin kanamaları, gebelerde ise gebelik zehirlenmesi dediğimiz eklampsi/preeklampsi sıklığını artırdığını tespit ettik. Maruziyetin kalp ve akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerde artışla da sonuçlandığını üzülerek belirtmek isterim.” ifadelerine yer verdi. 

 

Kronik Hastalığı Olanlar Dikkat!

Çöl tozlarının kronik hastalığı olanlar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Doç. Dr. Boğan,  özellikle de kronik akciğer ve kalp hastalığı olan hastaları ciddi risk altında olduğunu vurguladı.   Çöl tozlarının 65 yaş üzeri olan hastalar, gebeler içinde riskli olduğunu sözlerine ekleyen Öğretim Üyesi, alınacak korunma önlemleri ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu tür durumlarda iç ortamda kalınması, dış ortamla bağlantı sağlayan kapı, pencerelerin kapalı tutulması korunma için önemlidir. Ek olarak dış ortamda bulunacakların maske takması maruziyeti azaltacaktır.” dedi.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Boğan, son olarak uzun vadeli küresel çapta eylem planları yapılarak iklim değişiklikleri ve çölleşme ile mücadele edilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi.


Editör: B. Zengin

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Rota (www.duzcerota.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar

Mobil Uygulamalarımız

Android Uygulamamız