• 18.03.2015 09:40
  • (1297)

 

Türk’ün ulusal savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale zaferinin100. Yıldönümünü kutlamanın mukaddes vatanımız için canlarını seve seve feda eden şehitler günü’nü idrak etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız.

 

18 Mart Çanakkale Zaferi, bir milletin uyanmaya yönelik bir davranışı olduğu kadar, aynı zamanda tüm Dünya'ya yayılımcı ve sömürgeci güçlerinde yenilebileceği, yeter ki milli bir inançla mücadele edilmesi gerektiğini öğretmiştir.

 

Birinci Dünya savaşını galip bitirmek isteyen ve gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak isteyen İngiliz ve Fransız  donanmalarına karşı kahraman ordumuz, Çanakkale Boğazında  aylar boyunca devam eden, bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 253 bin askerimizin şehit olduğu bu  savaşlarda, düşman donanmaları çok ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir.         

 

’’ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ‘’ sözü, altın harflerle  tarih sayfalarına yazılmıştır.

 

Çanakkale Zaferi, Türk askerinin doğasında bulunan insani değerlerin savaş sahasında  tezahürü cihetiyle de Dünya savaş tarihinde örneği bulunmayan müstesna bir olaydır. Çanakkale zaferi, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Milliyetçi Türk milletinin engelleri aşabileceğinin en güzel örneğidir.

 

Çanakkale Boğazını gemilerle  geçemeyeceklerini anlayan düşman kuvvetleri, bu kez topraklarımıza karadan girmeyi denemişlerdir.  İngiliz. Fransız, Avusturalya, Yenizellanda  yanında  savaşçı bir ulus olarak bilinen Anzakları da getiren İngilizler, Mehmetçiğin süngüsü karşısında büyük bir yenilgiye uğradılar.

 

Çanakkale Zaferi ile beraber, şehitler günü olarak da kutladığımız bu anlamlı zafer gününde, kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa ederek, gerçek şehitlik mertebesine  ve onuruna erişen şehitlerimizi minnet ve şükran ile hatırlıyoruz.

 

Aziz şehitlerimizin temiz kanlarıyla suladıkları  kutsal vatan toprakları  bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada Milliyetçi Türk Gençliği ve tüm Türk Ulusu tarafından en kutsal emanet olarak müdafaa ve muhafaza edilecek hiçbir zaman parçalanıp bölünmesine müsaade edilmeyecektir.

 

Bu duygular ile bizlere bu büyük zaferi armağan eden, başta başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK  ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna hayatlarını feda eden  bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, ruhları şad olsun diyorum.