• 29.02.2016 14:12
  • (1024)

 

Davalar kişilere bağlı olmamalıdır. Genel başkan, İl başkanı, İlçe başkanı onlar var ise dava var, onlar yok ise dava bitiyor. Dava kişilere bağlı değil, kişiler davaya bağlıdırlar. Önemli olan kurumun devamı ve sürekli yaşatılmasıdır. MHP siyasal kurum olarak kendisini yönetenlerden daha önemlidir. Yani, liderliği ele geçiren değil parti önemlidir.

 

Yöneticiler başarıları kendilerine, başarısızlıkları başkalarına çıkarıp sürekli yerini korumaya çalışmamalıdırlar. Konuşurken herkes demokrat ve demokrasiden yana ama pratikte kimse oralı değil. Yerlerini koruyabilmek için her türlü oyunu oynuyorlar.

 

MHP yönetimi her hafta iktidara laf yetiştirip akıl verir, yol yordam önerir lakin sıra kendilerine gelince tam tersini yaparlar. Önemli olan başkalarının yapmasını istediğin şeyleri kendinin de yapmasıdır.

 

***

 

Sayın Genel Başkanımız sürekli iktidara hukuku hatırlatıp ‘Tek adamlık’ yapmayın diyor. Ama sıra kendisine gelince, kendisini seçen seçmen iradesi seçim istedikçe, kendisine muhalefet yapan örgütleri kapatıyor zorla teşkilatları bölmeye çalışıyor.

 

***

 

Parti yönetimleri seçimle gelip seçimle gitmelidir. Herkesinde buna saygı göstermesi gerekmektedir. Seçilenler yaptıklarıyla ilgili üyelere hesap vermelidir. Seçmenin güvenini almalıdır. ‘Bunlar iktidara gelse kim bilir bize nasıl davranırlar’ imajını yaratmamalıdır. İlk olarak kendi partisinde demokrasiyi yerleştirmelidir. İl, İlçe teşkilatlarını yargısız, sorgusuz, sırf kendilerine muhalif oldu diye kapatmamalıdır.

 

Seçmen haklı olarak soruyor;  kendi arkadaşlarına tahammül edemeyen bir parti, iktidar olduğunda bize nasıl tahammül edecek? Kendi ülkücü arkadaşını düşman eden zihniyet kafası bozulduğunda bize neler yapmaz?

 

MHP yönetimi, bu davranışlarından vazgeçmeli, yasanın gereği ne ise onu yapmalı, zararın neresinden dönülürse kardır diyerek Ülkücü camiayı birbirine düşürmeden derhal kurultay kararı almalıdır.

 

***

 

Aklı başında olan eski Ülkücü, ağır topların, kurumsal kişilik ile parti yönetimini birbirlerinden ayırt edecek akil adamların, MHP yönetimine karşı baskıyı arttırması ve bunu yükseltmesi gerekir. Tüm Ülkücüleri bir araya toplayıp davaya sahip çıkılmalıdır. Aksi halde Türk Milliyetçileri kendi sorunlarını çözemeyen ama ülkenin sorunlarını çözeceğini iddia eden bir ideolojik gruba dönüşür.

 

Yapılması gereken MHP’yi olması gereken çizgiye çekmek, fikri namusunu korumaktır. Felsefemize sahip çıkmaktır. Çıkarcılar ve aymazlar, başımızı yere eğenler, Ülkücü iradenin gücünü görmelidir.